Bir davanın ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra, mahkemenin tahkikat aşamasında taraflardan birinin yokluğunda tanık dinlemesi ve bu tanığın beyanına dayanarak hüküm kurması, hukuka uygun mudur?
Bu durum, tanığın usulüne uygun olarak davet edilip edilmediğine ve yokluğunda tanık dinlenen tarafa, bu tanık beyanlarına karşı diyeceklerini bildirmesi için imkan tanınıp tanınmadığına bağlıdır. Kural olarak, tanık dinlenmesi bir tahkikat işlemidir ve HMK m. 147 uyarınca taraflar tahkikat duruşmasına davet edilir. Eğer bir taraf usulüne uygun davetiyeye rağmen duruşmaya katılmazsa, mahkeme onun yokluğunda tahkikata devam edebilir ve tanık dinleyebilir. Ancak, **hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27)** ve **delillerin tartışılması ilkesi** gereğince, mahkemenin, yokluğunda tanık dinlenen tarafa, bu tanığın beyanlarının yer aldığı duruşma tutanağını tebliğ ederek, bu beyanlara karşı cevaplarını ve itirazlarını sunması için uygun bir süre vermesi gerekir. Bu imkan tanınmadan, sadece o tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve bozma nedenidir.