FETÖ/PDY üyeliği suçlamasıyla yapılan bir yargılamada, mahkeme, Yargıtay'ın ByLock deliline ilişkin içtihatlarını (Tespit ve Değerlendirme Tutanağı vb.) uygulamadan, sadece sanığın ikrarına dayanarak mahkumiyet hükmü kurabilir mi?
Bu durum, ikrarın niteliğine ve dosyadaki diğer delillerle desteklenip desteklenmediğine bağlıdır. Ceza muhakemesinde tek başına ikrar, mahkûmiyet için yeterli kabul edilmez; ikrarın maddi delillerle desteklenmesi gerekir. Eğer sanık, özgür iradesiyle, müdafii huzurunda, ByLock'u örgütsel bir amaçla kullandığını, kimlerle ne tür görüşmeler yaptığını detaylı bir şekilde anlatır ve bu anlatımları dosyadaki diğer delillerle (tanık beyanları, diğer sanık ifadeleri vb.) tutarlılık gösterirse, mahkeme bu durumu 'ikrarın delilleri doğruladığı' gerekçesiyle mahkûmiyete esas alabilir. Ancak, sanığın soyut bir şekilde 'evet kullandım' demesi, ancak programın içeriğine, kullanım amacına ilişkin hiçbir bilgi vermemesi ve bu ikrarı destekleyen başka hiçbir delil olmaması durumunda, sadece bu soyut ikrara dayalı mahkûmiyet, eksik inceleme olarak kabul edilebilir. Mahkemenin, adil bir yargılama için, ikrarın samimiyetini ve doğruluğunu maddi delillerle teyit etme yükümlülüğü devam eder.