7242 sayılı Kanun ile TCK m. 220'de yapılan ceza artırımları, aynı kanunla İnfaz Kanunu m. 107/4'te yapılan lehe düzenleme (koşullu salıverilme oranının 2/3'e indirilmesi) ile birlikte 'lehe kanun' değerlendirmesinde nasıl bir sonuca yol açar?
Bu durumda, TCK m. 7/3'te belirtilen 'karma uygulama yasağı' ilkesi devreye girer. Mahkeme, bir kanunun lehe olan ceza hükmü ile diğer kanunun lehe olan infaz hükmünü birleştiremez. Bir bütün olarak hangi kanunun lehe olduğunu tespit etmesi gerekir. Bu tespiti yaparken, hem ceza miktarlarını hem de infaz rejimlerini bir bütün olarak ele alıp karşılaştırmalıdır. - **Eski Kanun (Değişiklik Öncesi):** Daha düşük temel ceza + Daha ağır infaz rejimi (3/4 koşullu salıverilme). - **Yeni Kanun (7242 s. Değişiklik Sonrası):** Daha yüksek temel ceza + Daha lehe infaz rejimi (2/3 koşullu salıverilme). Mahkeme, sanığın somut durumuna göre her iki senaryoyu da uygulayarak, sanığın cezaevinde fiilen kalacağı süreyi hesaplamalıdır. Hangi senaryoda toplam yatacağı süre daha az ise, o kanun bir bütün olarak 'lehe kanun' kabul edilir ve tüm hükümleriyle (hem ceza maddesi hem infaz maddesi) uygulanır. Genellikle, infaz rejimindeki lehe değişiklik, temel cezadaki artışa rağmen toplamda daha lehe bir sonuç doğurabilir, ancak bu her somut olay için ayrı ayrı hesaplanmalıdır.