Bir davada, tarafların delillerini ve iddialarını sunmasından sonra mahkemenin, HMK m. 143/2'ye dayanarak savunmalardan birini (örneğin zamanaşımı def'ini) diğerlerinden önce incelemeye karar vermesi, bir ara karar mıdır yoksa nihai karar mıdır? Bu karara karşı tek başına kanun yoluna başvurulabilir mi?
Bu karar, davanın esası hakkında bir sonuç doğurmayan, yargılamanın nasıl yürütüleceğine ilişkin usuli bir karar olduğu için bir **ara karardır**. Ara kararlar, kural olarak tek başlarına kanun yoluna (istinaf/temyiz) götürülemezler. HMK m. 341/1 uyarınca, ancak nihai kararlarla birlikte kanun yoluna başvurulabilir. Dolayısıyla, mahkemenin zamanaşımı def'ini önce inceleme kararına karşı, bu karar verilir verilmez istinafa gitmek mümkün değildir. Taraf, bu usuli kararın yanlış olduğunu düşünüyorsa, mahkeme zamanaşımı def'ini inceleyip davanın reddine dair bir **nihai karar** verdiğinde, bu nihai kararı temyiz ederken, ara kararın da hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilir.