Sanığın, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu (TCK m. 292) işledikten sonra, pişmanlık göstererek mağdur olan idarenin zararını (örneğin kırılan kapının bedelini) gidermesi, TCK m. 168'deki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını sağlar mı?
Hayır, sağlamaz. TCK m. 168'deki etkin pişmanlık hükümleri, kanunda açıkça sayılan **malvarlığına karşı suçlar** (hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas vb.) için öngörülmüş özel bir düzenlemedir. Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu (TCK m. 292), malvarlığına karşı bir suç değil, 'Adliyeye Karşı Suçlar' bölümünde düzenlenmiş bir suçtur. Bu suçta korunan hukuki değer, devletin adli yargı ve infaz otoritesidir. Dolayısıyla, TCK m. 168 bu suç tipi için uygulanmaz. Failin, kaçma sırasında verdiği zararı gidermesi, TCK m. 292/4 uyarınca ayrıca yargılandığı mala zarar verme suçu açısından etkin pişmanlık (TCK m. 168) olarak değerlendirilebilir veya kaçma suçuna ilişkin cezanın bireyselleştirilmesinde TCK m. 62 kapsamında bir takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınabilir, ancak kaçma suçunun kendisi için TCK m. 168'deki zorunlu indirimleri sağlamaz.