Bir tacirin, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla ticari defterlerini kasten yok etmesi eylemi, TCK m. 161/1-b'deki hileli iflas suçunu oluştururken, bu eylem aynı zamanda TCK m. 222'deki 'Resmî belgenin yok edilmesi, bozulması veya gizlenmesi' suçunu oluşturabilir mi? Oluşturursa, hangi suçtan ceza verilir?
Ticari defterler, TTK uyarınca belirli bir süre saklanması zorunlu olan ve delil niteliği taşıyan belgelerdir. Bu defterlerin kasten yok edilmesi, şartları varsa TCK m. 222'deki suçu da oluşturabilir. Ancak bu durumda, TCK m. 42'deki 'bileşik suç' veya 'tüketen-tüketilen norm' ilişkisi gündeme gelir. Hileli iflas suçunun TCK m. 161/1-b bendindeki hali, ticari defterleri 'malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için' yok etmeyi özel olarak düzenlemiştir. Bu, daha genel nitelikteki 'resmi belgenin yok edilmesi' suçuna göre 'özel norm' (lex specialis) niteliğindedir. 'Özel normun önceliği' ilkesi gereğince, fail, daha özel olan ve fiilini tüm unsurlarıyla kapsayan TCK m. 161/1-b'deki hileli iflas suçundan cezalandırılır. Ayrıca TCK m. 222'den ceza verilmez. Hileli iflas suçu, bu özel durumda diğer suçu tüketmiş (içinde eritmiş) olur.