Hükümlünün, denetimli serbestlik kapsamında kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verildikten sonra, bu yükümlülüğe uymaması nedeniyle cezasının kalan kısmının açık ceza infaz kurumunda infazına karar verilmesi ve bu süreçte hükümlünün kaçması, TCK m. 292'deki suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #78385

Evet, oluşturur. 5275 sayılı Kanun m. 106/3'e göre, adli para cezasını ödemeyen hükümlü önce kamuya yararlı bir işte çalıştırılır. Bu programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin uyarılarına uymaması halinde, çalıştığı günler mahsup edilerek kalan cezasının tamamı **açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir**. Bu andan itibaren kişi, bir tazyik hapsini infaz eden 'hükümlü' statüsüne girer. Dolayısıyla, bu süreçte açık ceza infaz kurumundan veya kurum görevlilerinin elinden kaçması, TCK m. 292'de düzenlenen hükümlünün kaçması suçunu oluşturur. Bu durum, TCK m. 292/5'teki 'hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır' hükmüyle de doğrudan uyumludur.