Bir tacirin, iflastan kurtulmak amacıyla, iyi niyetle ancak riskli bir ticari hamle yapması ve sonuçta iflas etmesi, TCK m. 161 veya m. 162'yi oluşturur mu?
Bu durum, TCK m. 161'deki hileli iflas suçunu oluşturmaz. Çünkü hileli iflasın manevi unsuru, 'malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunma' özel kastıdır. Failin amacı alacaklılardan mal kaçırmaktır. Oysa örnekteki tacirin amacı iflastan kurtulmaktır. Bu eylemin TCK m. 162'deki taksirli iflas suçunu oluşturup oluşturmayacağı ise, yapılan riskli hamlenin 'tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özen' sınırlarını aşıp aşmadığına bağlıdır. Her riskli ticari karar, basiretsizlik değildir. Ticaret hayatı doğası gereği risk içerir. Ancak, tacirin aldığı risk, makul bir tacirin almayacağı kadar ölçüsüz, öngörülebilir sonuçları itibarıyla bariz bir şekilde firmanın mali yapısını çökertecek nitelikte ise, bu durum 'gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi' olarak kabul edilebilir ve taksirli iflas suçu oluşabilir. Bu tespit, somut olayın özelliklerine ve bilirkişi incelemesine göre mahkeme tarafından yapılacaktır.