6100 sayılı HMK'nın 361. maddesindeki 'Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptâli talebi üzerine verilen kararlara karşı... temyiz yoluna başvurulabilir.' ifadesi, hakem kararının iptali davasında görevli mahkemenin ilk derece mahkemesi olduğuna dair bir argüman olarak nasıl kullanılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #78373

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2907 K. sayılı kararında bu argüman şu şekilde kullanılmıştır: Kanun koyucu, eğer hakem kararının iptali davasının da doğrudan Bölge Adliye Mahkemesi'nde (BAM) görülen bir ilk derece davası olduğunu kabul etseydi, HMK m. 361'de böyle ikili bir ayrıma gitmezdi. Çünkü BAM'ın verdiği bir iptal davası kararı, zaten 'Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar' kapsamına girecekti. Cümlede '...nihai kararlar İLE hakem kararlarının iptâli talebi üzerine verilen kararlara...' şeklinde ayrı bir grup olarak belirtilmesi, kanun koyucunun bu iki karar türünü farklı kaynaklardan geldiğini varsaydığını gösterir. Yani, ilk grup BAM'ın istinaf mercii olarak verdiği nihai kararları, ikinci grup ise başka bir mahkemenin (Asliye Ticaret Mahkemesi gibi bir ilk derece mahkemesinin) verdiği hakem kararının iptali davası kararını ifade etmektedir. Bu dilsel ayrım, iptal davasının bir ilk derece mahkemesi davası olduğu ve oradan temyize gelindiği yorumunu desteklemektedir.