HMK m. 268/3'te yer alan 'Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikle başvurulur' hükmüne bir örnek veriniz. Bu kuruluşların raporlarının hukuki niteliği nedir?
Bu hükme en tipik örnek, ceza ve hukuk davalarında sıkça başvurulan **Adli Tıp Kurumu**'dur. Ceza davalarında yaralanmanın niteliği, ölüm sebebinin tespiti veya akıl sağlığı gibi konularda; hukuk davalarında ise maluliyet oranlarının belirlenmesi gibi tıbbi konularda kanunlar Adli Tıp Kurumu'nu özel olarak yetkilendirmiştir. Mahkeme, bu tür bir uzmanlık gerektiren konuda, listeden bir doktor seçmek yerine öncelikle Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istemelidir. Bu kuruluşların (Adli Tıp Kurumu, TÜBİTAK vb.) raporları, 'resmi bilirkişi raporu' niteliğindedir. Ancak bu nitelik, raporun mahkemeyi bağlayacağı anlamına gelmez. HMK m. 282 uyarınca hâkim, bilirkişi raporunu (resmi veya özel olsun) diğer delillerle birlikte serbestçe takdir eder. Raporu yetersiz veya çelişkili bulursa ek rapor isteyebilir veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir.