Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunda (TCK m. 292), 'cebir' ve 'tehdit' unsurları nasıl anlaşılmalıdır? Cezaevi penceresinin demir parmaklıklarını keserek kaçmaya teşebbüs etmek, cebir veya tehdit kullanılarak işlenen nitelikli hali (m. 292/2) oluşturur mu?
'Cebir', kişilere karşı kullanılan fiziki güç ve zorlamayı ifade eder. 'Tehdit' ise, bir kötülük yapılacağını bildirmek suretiyle manevi baskı kurmaktır. TCK m. 292/2'deki nitelikli halin oluşması için bu cebir veya tehdidin, kaçmayı sağlamak veya kolaylaştırmak amacıyla **kişilere (görevlilere, diğer hükümlülere vb.)** yöneltilmiş olması gerekir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2006/6378 E., 2006/7185 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, cezaevi penceresinin demir parmaklıklarını keserek kaçmaya teşebbüs etmek, eşyaya yönelik bir fiziki müdahaledir ve kişilere yönelik bir cebir veya tehdit içermez. Bu eylem, TCK m. 292/4 uyarınca ayrıca 'kamu malına zarar verme' suçunu oluşturabilir, ancak kaçma suçunun m. 292/2'deki nitelikli halini oluşturmaz. Fail, bu durumda suçun temel halinden (m. 292/1) sorumlu tutulmalıdır.