Hileli iflas suçunda (TCK m. 161), suçun TCK m. 167/1'de sayılan akrabalardan birinin (örneğin, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşin) zararına işlenmesinin hukuki sonucu nedir?
Hileli iflas suçunun, TCK m. 167/1'de sayılan ve aralarında çok yakın bir aile bağı bulunan kişilerin zararına işlenmesi, bir **şahsi cezasızlık sebebi** oluşturur. Bu kişiler şunlardır: - Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden biri, - Üstsoy veya altsoy (anne, baba, çocuk, torun vb.), - Bu derecede kayın hısımlarından biri (eşin annesi/babası, eşin çocuğu vb.), - Evlat edinen veya evlatlık, - Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden biri. Bu durumda, suçun tüm unsurları oluşmuş olsa dahi, fiil hukuka aykırı olmaya devam eder ancak fail hakkında, aradaki yakın ilişki nedeniyle kanun koyucunun ailevi değerleri ceza adaletine tercih etmesi sonucu, **cezaya hükmolunmaz**. Yani fail, bu kişisel cezasızlık sebebinden yararlanır ve ceza almaz.