Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin E.2018/6626, K.2019/1852 sayılı kararında, sanığın örgüte müzahir sendika ve derneğe üye olması ile Bank Asya'da talimatla işlem yapması eylemleri, 'örgüt üyeliği' suçu yerine neden 'örgüte yardım etme' suçu olarak nitelendirilmiştir? Bu ayrımın temel kriteri nedir?
Bu ayrımın temel kriteri, sanığın örgütün 'hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığı' ve eylemlerinin 'organik bağ' kuracak nitelikte olup olmadığıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunun (TCK m. 314/2) oluşabilmesi için, failin örgütün hiyerarşik yapısına bilerek ve isteyerek dahil olması, örgütle organik bir bağ kurması ve örgütün amaçları doğrultusunda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunması gerekir. Söz konusu kararda, sanığın sendika/dernek üyeliği ve talimata dayalı bankacılık işlemi gibi eylemleri, örgüte sempati duyduğunu veya destek olduğunu gösterse de, tek başlarına onun örgütün hiyerarşik yapısı içinde bir emir-komuta zincirine dahil olduğunu, yani 'örgüt üyesi' sıfatını kazandığını ispatlamak için yeterli görülmemiştir. Bu tür eylemler, hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın, örgüte 'bilerek ve isteyerek yardım etme' olarak kabul edilmiş ve bu nedenle eylemin TCK m. 220/7 (yollamasıyla TCK m. 314/3) kapsamında 'örgüte yardım etme' suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. Temel kriter, eylemin niteliğinin organik bağ kurup kurmadığıdır.