AYM'nin Nagehan Özgül kararında da atıf yapılan Yargıtay içtihatlarına göre, ByLock kullanımının 'her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle' tespiti ne anlama gelmektedir? Bu tespit için hangi belgeler gereklidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #78314

Bu ifade, ByLock delilinin mahkûmiyete esas alınabilmesi için yüzeysel bir sorgu sonucunun yeterli olmayıp, delilin teknik olarak doğrulanmış, güvenilir ve sanıkla kişisel bağının kurulmuş olması gerektiği anlamına gelir. Yargıtay içtihatlarına (örn: Y.16.CD, E.2018/395, K.2018/1566) ve AYM'nin bu içtihatları referans alan Nagehan Özgül kararına göre bu tespit için şu belgeler gereklidir: 1. **ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı:** Bu tutanak, ByLock sunucularından elde edilen ham verilerin işlenmesiyle oluşturulur ve sanığın User-ID'si, şifresi, katıldığı gruplar, yazıştığı kişiler gibi detaylı bilgileri içerir. Bu, delilin en güçlü halidir. 2. **CGNAT (HIS) ve HTS Kayıtları:** Eğer Tespit ve Değerlendirme Tutanağı temin edilemiyorsa, BTK'dan temin edilen ve sanığın telefonunun ByLock sunucularına bağlandığı IP adreslerini ve zamanlarını gösteren CGNAT (Carrier-Grade Network Address Translation) kayıtları ile sanığın genel telefon görüşme ve baz istasyonu bilgilerini içeren HTS (Historical Traffic Search) kayıtları getirtilmelidir. 3. **Bilirkişi Raporu:** CGNAT ve HTS kayıtları getirtildikten sonra, bu teknik verilerin karşılaştırılarak, o IP'lere bağlanan kişinin, hattın yasal sahibi olan sanık olup olmadığının, kullanımda bir anormallik (örn: başkası tarafından kullanma/yönlendirme) bulunup bulunmadığının tespiti için bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Sadece 'sanığın hattında ByLock sorgusu pozitiftir' şeklindeki bir kolluk tutanağı, bu standardı karşılamaz.