Bir kooperatifin genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya hiç yapılmaması halinde, bu toplantıda alınan kararların hukuki niteliği nedir (yokluk mu, iptal edilebilirlik mi)? Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/1074 K. sayılı kararında bu konuya ilişkin benimsediği yaklaşım nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #78311

Bu konu doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, çağrıdaki usulsüzlük tek başına kararların 'yok' hükmünde sayılması için yeterli değildir; bu durum kural olarak kararların 'iptal edilebilirliği' sonucunu doğurur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2013/7844 E., 2014/1074 K. sayılı kararında da bu yaklaşım benimsenmiştir. Karara göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi, çağrıdaki usulsüzlük nedeniyle toplantıya katılamayan ortağa 'iptal davası' açma hakkı tanıdığı için, kanun koyucunun bu sakatlığın müeyyidesini 'yokluk' olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır. Ancak, bu kuralın bir istisnası vardır: Eğer çağrılmayan ortakların sayısı, toplantı ve karar yeter sayılarını (nisaplarını) etkileyecek düzeyde ise, yani o ortaklar çağrılsaydı ve katılsalardı nisap oluşmayacak veya karar o yönde çıkmayacak idiyse, bu durumda alınan karar temelden sakat olup 'mutlak butlan' ile batıldır ve 'yok' hükmündedir. Bu durumda süreye bağlı olmaksızın yokluğun tespiti davası açılabilir.