AYM'nin Nagehan Özgül kararında, Yargıtay'ın onama kararındaki 'Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.' şeklindeki gerekçesi neden 'gerekçeli karar hakkı' açısından yetersiz bulunmuştur?
Bu gerekçe, AYM tarafından 'gerekçeli karar hakkı' açısından yetersiz bulunmuştur çünkü son derece soyut ve denetime elverişsizdir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin belirleyici delil olan ByLock kullanımına ilişkin eksik araştırma yaptığını zımnen kabul etmekte, ancak bu eksikliğin sonuca etkili olmadığını belirtmektedir. Fakat bunu yaparken, suçun sübutu için yeterli gördüğü 'diğer delillerin' neler olduğunu ve bu delillerin tek başına mahkûmiyet için neden yeterli olduğunu açıklamamaktadır. Sanığın temel savunması ByLock kullanmadığı yönündeyken, bu delil dışındaki hangi delillerin (örneğin, Bank Asya, dernek üyeliği vb.) Yargıtay'ın kendi içtihatlarına göre tek başına mahkûmiyet için yeterli kabul edildiğini belirtmemiştir. Bu durum, başvurucunun temyiz iddialarının neden reddedildiğini anlamasını engellemekte ve kararı denetime kapalı hale getirmektedir. AYM, bu tür bir atfın veya soyut ifadenin, özellikle belirleyici bir delile ilişkin ciddi bir usuli eksiklik varken, gerekçeli karar standardını karşılamadığını değerlendirmiştir.