Bir ceza davasında, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunulmaları hangi durumlarda hukuka aykırılık teşkil eder ve bu durum hangi kanun maddelerine aykırıdır?
Sanıkların ortak müdafii tarafından savunulması, aralarında 'menfaat çatışması' veya 'savunmada zaafiyet' yaratma potansiyeli bulunan durumlarda hukuka aykırılık teşkil eder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir sanığın savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığının varlığı kabul edilmelidir. Örneğin, suçu birbirinin üzerine atan, olaydaki rollerine ilişkin farklı beyanlarda bulunan veya birinin beraatinin diğerinin mahkûmiyetine yol açabileceği sanıkların aynı avukat tarafından temsil edilmesi, avukatın her bir müvekkilinin hakkını tam ve eksiksiz olarak savunamamasına neden olur. Bu durum, öncelikle sanıkların savunma hakkını (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) ihlal eder ve usul hukuku açısından **1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1. maddesine (menfaat çatışması halinde işi reddetme yükümlülüğü)** ve **CMK'nın 152. maddesine (müdafiin görevini yerine getirirken menfaat çatışmasından kaçınması)** aykırılık oluşturur. Bu, Yargıtay tarafından bir bozma nedenidir. (Bkz: Yargıtay 1. CD, 2016/4111 E., 2018/203 K.)