5275 sayılı Kanun m. 105/A-8 uyarınca, denetimli serbestlik yükümlülüğünü ihlal eden bir hükümlü hakkında TCK m. 292'deki (hükümlünün kaçması) suçun oluşması için hangi koşulların gerçekleşmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #78268

5275 sayılı Kanun m. 105/A-8, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlalini, belirli koşullar altında TCK m. 292'deki kaçma suçuna eşdeğer tutan özel bir düzenlemedir. Bu suçun oluşması için iki seçimlik hareketten birinin gerçekleşmesi gerekir: 1. Hükümlünün, denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren **iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmemesi**. 2. Hakkında denetimli serbestlik kararının kaldırılarak kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen, bu kararın tebliğinden sonra **iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmaması**. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/2995 E., 2022/6195 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, bu iki eylemden herhangi birinin gerçekleşmesiyle kaçma suçu oluşur. Eğer hükümlü ilk olarak müracaat etmeyerek suçu işlemişse, daha sonra hakkında verilen iade kararına uymaması yeni ve ayrı bir kaçma suçu oluşturmaz; bu durumda 'derdestlik' veya 'non bis in idem' ilkesi gereği ikinci eylemden dolayı dava açılırsa reddine karar verilmesi gerekir.