Çekişmesiz yargı kararlarının 'maddi anlamda kesin hüküm' teşkil edip etmemesi ne anlama gelir ve bu durumun pratik sonucu nedir?
HMK m. 388'e göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı kararları **maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez**. Maddi anlamda kesin hüküm (HMK m. 303), bir davanın esası hakkında verilen kararın, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak, aynı konuda yeniden dava açılmasını engellemesidir. Çekişmesiz yargı kararlarının bu niteliğe sahip olmaması şu anlama gelir: Bu kararlar verildikleri andaki duruma göre bir tespit veya düzenleme yapar. Ancak ileride şartlar değişirse, ilgili kişiler yeniden mahkemeye başvurarak kararın değiştirilmesini veya kaldırılmasını isteyebilirler. Örneğin, bir kişiye vasi atanmasına ilişkin karar, ileride kişinin sağlık durumunun düzelmesi halinde, yeni bir dava ile ortadan kaldırılabilir. Benzer şekilde, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/14916 E., 2018/12204 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, kayyım atanmasına ilişkin bir çekişmesiz yargı kararının kesinleştirilmemiş olması, TMK m. 588'deki sürenin işlemeye başlamasına engel değildir, çünkü bu tür kararların maddi anlamda kesin hüküm gücü yoktur ve verildikleri andan itibaren sonuç doğururlar.