Vesayet işleri (örneğin, vasi atanması talebi) çekişmeli mi yoksa çekişmesiz yargı işi midir? Bu tür bir davada mahkeme, tarafları duruşmaya çağırmadan, dosya üzerinden karar verebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını 'hukuki dinlenilme hakkı' çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #78246

Vesayet işleri, HMK m. 382/2-b-19 uyarınca **çekişmesiz yargı** işidir. HMK m. 385 uyarınca bu işlere basit yargılama usulü uygulanır. HMK m. 320/1, basit yargılama usulünde mahkemenin 'mümkün olan hâllerde' tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceğini belirtir. Ancak Yargıtay, vesayet gibi kişilerin temel hak ve özgürlükleriyle doğrudan ilgili ve kamu düzenine ilişkin davalarda, bu hükmün dar yorumlanması gerektiğini kabul etmektedir (örn: Y. 8. HD, 2017/1201 E., 2017/4130 K.; Y. 18. HD, 2013/21070 E., 2014/6171 K.). Mahkeme, kısıtlanması istenen kişiye ve diğer ilgililere tebligat yapmadan, onlara savunma ve delil sunma imkânı tanımadan, yani **hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27)** kullandırmadan dosya üzerinden karar veremez. Kısıtlanması istenen kişinin bizzat dinlenmesi, sağlık raporlarının alınması gibi işlemler duruşma yapılmasını zorunlu kılar. Dolayısıyla, vesayet davalarında 'mümkün olan haller' koşulu genellikle gerçekleşmez ve duruşma açılması gerekir. Duruşma yapılmadan karar verilmesi, adil yargılanma hakkının ihlali sayılır ve bozma nedenidir.