Kesinleşmiş bir hükümdeki hukuka aykırılıkların giderilmesi için 'kanun yararına bozma' ve 'uyarlama yargılaması' kurumları arasındaki temel fark nedir? Yerel mahkeme, uyarlama yargılaması sırasında, ilk hükümdeki kanun yararına bozma konusu olabilecek bir hatayı düzeltebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #78217

Kanun yararına bozma ve uyarlama yargılaması, amaçları ve yöntemleri bakımından tamamen farklı iki kurumdur. 1. **Kanun Yararına Bozma:** Kesinleşmiş bir hükümde, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan usul veya maddi hukuka ilişkin bir hukuka aykırılık saptandığında başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Amacı, hukuka aykırılıkları gidermek ve içtihat birliği sağlamaktır. Bu yetki münhasıran Yargıtay'a aittir. 2. **Uyarlama Yargılaması:** Hukuka uygun olarak verilip kesinleşmiş bir hükümden sonra yürürlüğe giren lehe kanun hükümlerinin uygulanması için yapılan tali bir yargılamadır. Yetki, ilk hükmü veren mahkemededir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (örn: 2018/515 E., 2022/314 K.) kararlarına göre, yerel mahkeme uyarlama yargılaması sırasında, sonradan yürürlüğe giren lehe kanunun getirdiği olanaklarla sınırlıdır. İlk hükümde yer alan ve ancak kanun yararına bozma konusu olabilecek nitelikteki bir hukuki yanılgıyı düzeltme yetkisi yoktur. Aksi bir kabul, Yargıtay'a tanınan olağanüstü kanun yolu yetkisinin yerel mahkemece kullanılması anlamına gelir ki bu, hukuken mümkün değildir. Hukuka aykırılıkların giderilmesi Yargıtay'ın, lehe kanun uygulaması ise yerel mahkemenin görevidir.