Uyarlama yargılamasının 'duruşmalı' yapılması gereken haller ile 'evrak üzerinde' yapılabileceği haller arasındaki temel ayrım nedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun belirlediği kriterlere göre her bir duruma ikişer örnek veriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #78213

Temel ayrım, uyarlama yargılamasının mahkemenin takdir hakkını kullanmasını, yeni bir inceleme, araştırma veya kanıt tartışması yapmasını gerektirip gerektirmediğidir. Eğer bir takdir veya değerlendirme söz konusu ise duruşma açılmalı, mekanik bir uygulama yeterli ise evrak üzerinden karar verilebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre: **Evrak Üzerinde Yapılabilecek Haller (Takdir Gerektirmeyen Durumlar - CGK-K.2006/133):** 1. Eylemin yeni kanunla suç olmaktan çıkarılması: Mahkeme sadece suçun ortadan kalktığını tespit edip beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verecektir. 2. Ceza sorumluluğunu tamamen kaldıran bir nedenin (örn: af) yeni kanunla getirilmesi: Mahkeme bu durumu tespit edip davanın düşmesine karar verir. **Duruşmalı Yapılması Gereken Haller (Takdir Gerektiren Durumlar - CGK-K.2007/3):** 1. Cezanın tayininde TCK m. 61 uyarınca takdir hakkının kullanılması gerektiği durumlar: Örneğin, önceki hükümde ceza alt sınırdan uzaklaşılarak verilmişse, yeni kanunun alt ve üst sınırları dahilinde TCK m. 61'deki unsurların (suçun işleniş biçimi, failin kastının yoğunluğu vb.) yeniden değerlendirilmesi gerekir. 2. Seçimlik cezalardan (örn: hapis veya adli para cezası) birinin tercihinin söz konusu olması: Mahkemenin, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu gibi kriterleri değerlendirerek bir tercihte bulunması gerektiğinden duruşma açılmalıdır.