Bir ceza davasında, sanığın sorgusunun yapıldığı duruşma tutanağı ile gerekçeli karar arasında, sanığın beyanları konusunda çelişki bulunması (örneğin, tutanakta ikrar ettiği halde gerekçeli kararda inkâr ettiğinin yazılması) hükmün sıhhatini nasıl etkiler?
Bu durum, 'hüküm ile gerekçe arasındaki çelişki' olarak adlandırılır ve Yargıtay tarafından önemli bir bozma nedeni olarak kabul edilir. Duruşma tutanağı, sanığın ne söylediğinin resmi ispatıdır (CMK m. 222). Gerekçeli kararın, bu tutanakla uyumlu olması gerekir. Tutanakta ikrar varken gerekçede inkârdan bahsedilmesi veya tersi, mahkemenin sanığın beyanını yanlış değerlendirdiğini, delilleri doğru tartışmadığını ve ulaştığı kanaatin sağlam temellere dayanmadığını gösterir. Bu, kararın güvenilirliğini ve mantıksal bütünlüğünü bozan bir hatadır.