Raziye Akçay ve Nagehan Özgül kararları ışığında, bir delilin mahkûmiyet için 'belirleyici delil' olması ne anlama gelir ve bu durumun gerekçeli karar hakkı üzerindeki etkisi nedir?
Bir delilin 'belirleyici' olması, mahkûmiyet hükmünün büyük ölçüde veya tamamen o delile dayanması, o delil olmaksızın mahkûmiyet kararı verilemeyecek olması anlamına gelir. Örneğin, sanığın inkâr ettiği ve başka delil bulunmayan bir davada, ByLock kullanımına ilişkin veriler 'belirleyici delil' niteliğindedir. Bir delil belirleyici olduğunda, gerekçeli karar hakkı (Anayasa m. 36) gereği, derece mahkemelerinin o delilin güvenilirliğine, elde ediliş yöntemine ve sanığın bu delile karşı yaptığı tüm esaslı itirazlara, ayrı ve açık bir şekilde, Yargıtay içtihatlarına da uygun olarak, yeterli bir gerekçeyle yanıt vermesi yükümlülüğü daha da artar. Belirleyici delile ilişkin gerekçe eksikliği, doğrudan adil yargılanma hakkının ihlaline yol açar.