Bir sendikanın, TCK m. 118/2 kapsamında 'faaliyetlerinin engellenmesi' suçunun oluştuğunu iddia edebilmesi için, engellemenin ne tür bir nitelik taşıması gerekir? Bir işyerindeki tüm üyelerinin işten çıkarılması bu kapsamda mıdır?
Suçun oluşması için engellemenin, sendikanın kolektif faaliyetlerini (örgütlenme, toplu sözleşme görüşmeleri yapma, genel kurul toplama, eğitim semineri düzenleme gibi) doğrudan hedef alması gerekir. Ceza Genel Kurulu'nun 2019/554 sayılı kararı, eylemin 'salt sendika tüzel kişiliğinin yasal faaliyetlerinin engellenmesine yönelik' olması gerektiğini vurgulamıştır. Bir işyerindeki tüm üyelerin işten çıkarılması, her ne kadar sendikaya büyük zarar verse ve faaliyetlerini fiilen o işyerinde bitirse de, eylemin birincil hedefi bireysel olarak işçiler olduğu için, bu durum daha çok TCK m. 118/1'in (bireysel sendika özgürlüğü) ihlali olarak değerlendirilir. Ancak, bu fesihler cebir veya tehditle yapılmamışsa, TCK m. 118 kapsamında cezai bir sorumluluk doğurmayabilir. Eylemin sendikaya yönelik 'hukuka aykırı başka bir davranış' olarak yorumlanması, CGK tarafından kabul görmemiştir.