Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi (CMK m. 308) ile Cumhuriyet savcısının olağan kanun yollarına başvurusu arasında, 'sanık lehine yapılan başvurudan vazgeçme' konusunda nasıl bir fark bulunmaktadır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/394 sayılı kararını ve makaledeki eleştiriyi dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77782

Temel fark, sanığın rızasının aranıp aranmamasındadır. CMK m. 266/1'e göre, Cumhuriyet savcısı, sanık lehine yaptığı olağan kanun yolu başvurusundan (istinaf/temyiz) sanığın rızası olmaksızın vazgeçemez. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.10.2013 tarihli, 2013/314 E. ve 2013/394 K. sayılı kararına göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, sanık lehine yaptığı olağanüstü itirazdan (CMK m. 308) sanığın rızası olmaksızın vazgeçebilir. YCGK bu kararını, CMK m. 308'in olağanüstü bir yol olmasına ve bu yetkinin sadece Başsavcıya tanınmış olmasına dayandırmıştır. Makaledeki eleştiri ise bu görüşün hatalı olduğu yönündedir. Eleştiriye göre, kanun yollarına ilişkin genel hükümleri düzenleyen CMK m. 266/1'in, Başsavcı itirazı için de kıyasen uygulanması gerekir. YCGK'nın, itirazın geri alınabileceğini söylerken CMK m. 266/1'in ilk cümlesine dayanıp, aynı maddenin sanık lehine vazgeçmeyi düzenleyen ikinci cümlesini göz ardı etmesi bir çelişkidir ve sanık aleyhine bir yorumdur. (Kaynak: sen.av.tr, Sanık Lehine Yapılan Başsavcı İtirazının Geri Alınması)