Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin, TCK m. 205'in unsurlarının oluşmadığına dair verdiği kararlarında kullandığı 'hak sahibince talep halinde her zaman yenisinin düzenlenebileceği' gerekçesini, suçun koruduğu hukuki yarar ve kanunilik ilkesi açısından eleştirel bir şekilde analiz ediniz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/32434 E. ve 2024/6186 K. sayılı kararında, dolandırıcılıkla ele geçirilen nüfus cüzdanının yakılması eyleminde, 'hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemeye yönelik olmadığı' ve 'nüfus cüzdanının hak sahibince talep halinde her zaman yenisinin düzenlenebileceği' gerekçesiyle TCK m. 205'in unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir. Bu gerekçe, suçun koruduğu hukuki yarar ve kanunilik ilkesi açısından eleştiriye açıktır. Makale yazarına ve Yargıtay 21. CD'nin muhalefet şerhine göre bu yorum hatalıdır çünkü: 1) Korunan hukuki yarar sadece hak sahibinin belgeden yararlanması değil, aynı zamanda belgelere duyulan 'kamu güveni'dir. Bir resmi belgenin yok edilmesi, bu güveni sarsar. 2) TCK m. 205'in metninde 'hak sahibinin belgeden yararlanmasının engellenmesi' veya 'zarar doğması' gibi bir unsur aranmamaktadır. Kanunda olmayan bir unsuru aramak 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesini ihlal eder. 3) 'Yenisinin düzenlenebilmesi' argümanı, kanun maddesini neredeyse 'işlenemez suç' haline getirir, zira pasaport, diploma, sürücü belgesi gibi birçok resmi belgenin yenisi çıkarılabilir. Bu durum, kanun koyucunun iradesine aykırı bir yorumla suçun kapsamını daraltmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr, Resmi Belgeyi Bozma, İmha Etme veya Gizleme Suçu)