İşlenen bir suçun 'örgüt adına' işlenmiş sayılması için, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olma, eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gibi 'örgüt üyeliği' kriterlerinin bulunması gerekir mi?
Hayır, gerekmez. TCK m. 220/6'nın lafzı ve Yargıtay'ın uygulaması, bu suçun oluşumu için örgüt üyeliği kriterlerinin aranmadığını göstermektedir. Hükmün amacı, örgüte üye olmasa bile onun amaçları doğrultusunda ve onun adına hareket ederek suç işleyen kişileri de örgütlü suç kapsamında cezalandırmaktır. İHAM'ın Işıkırık/Türkiye kararında da eleştirildiği gibi, 'örgüt adına hareket eden' kişinin, üyelik kıstaslarından hiçbirini sağlamadan 'örgüt üyesi' gibi cezalandırılması mümkündür. Bu durum, örgütün genel bir çağrısına uyarak gösteriye katılmak gibi tekil eylemlerin dahi bu madde kapsamında değerlendirilmesine yol açabilmektedir. (Kaynak: sen.av.tr, İHAM'dan Sonra Anayasa Mahkemesinin TCK m.220/6 ile İlgili İhlal Kararı)