Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Ceza Dairesi'nin, ilk derece mahkemesi kararını CMK m. 280'de sayılan sınırlı bozma nedenleri dışında bir gerekçeyle (örneğin suç vasfının yanlışlığı) duruşma açmaksızın bozarak dosyayı geri göndermesi halinde, bu bozma kararının hukuki niteliği nedir? Yargıtay bu tür kararları nasıl değerlendirmektedir?
Yargıtay, bu tür bir kararı 'yok hükmünde' saymaktadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2020/3670 E., 2021/3758 K. ve 2021/11014 E., 2022/2551 K. sayılı kararlarına göre, BAM Ceza Dairesi'nin duruşma açmaksızın karar verebileceği haller CMK m. 280'de sınırlı olarak sayılmıştır. Suç vasfının değiştirilmesi gibi esasa ilişkin bir değerlendirme bu sınırlı haller arasında yer almaz. BAM, bu gibi durumlarda CMK m. 280/1-(g) uyarınca duruşma açarak ve delilleri yeniden değerlendirerek kendisi bir hüküm kurmakla görevlidir. Bu görevi yerine getirmek yerine, temyiz mahkemesi gibi hareket ederek dosyayı bozup ilk derece mahkemesine göndermesinin yasal dayanağı yoktur. Bu nedenle Yargıtay, hem BAM'ın bu hukuka aykırı bozma kararını hem de bu bozmaya uyularak ilk derece mahkemesince verilen sonraki kararı 'yok hükmünde' kabul etmekte ve dosyanın duruşma açılıp karar verilmesi için BAM'a geri gönderilmesine hükmetmektedir. (Kaynak: sen.av.tr, İstinaf İncelemesi Sonrasında Temyiz Hakkının Kısıtlanması)