Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suçu (TCK m. 256) ile işkence suçu (TCK m. 94) arasındaki temel farkları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun K.2017/108 sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77635

YCGK'nın K.2017/108 sayılı kararında belirtildiği üzere iki suç arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Korunan Hukuki Değer: İşkence suçunda korunan öncelikli değer 'insan onuru'dur. TCK m. 256'da ise öncelikli değer 'kamu idaresinin itibarı ve güvenilirliği'dir. 2) Failin Niteliği: Her iki suçun faili de kamu görevlisi olabilir, ancak işkence suçunda failin zor kullanma yetkisine sahip olması şart değilken, TCK m. 256'da failin zor kullanma yetkisine sahip bir kamu görevlisi olması suçun zorunlu unsurudur. 3) Eylemin Niteliği: İşkence suçu maddi veya manevi müdahale içeren eylemlerle işlenebilirken, TCK m. 256 sadece maddi müdahale (kasten yaralama niteliğindeki kuvvet kullanma) ile işlenebilir. 4) Eylemin Yapısı: İşkence suçundaki fiiller ani değil, 'sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde' işlenir. TCK m. 256'da ise fiillerin sistematik olması veya belirli bir sürece yayılması söz konusu değildir; genellikle anlık ve orantısız güç kullanımını ifade eder. (Kaynak: barandogan.av.tr, Zor Kullanma Yetkisine İlişkin Sınırın Aşılması Suçu)