Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6446 K. sayılı kararında, denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmuş olan ancak başka bir dosyadan yakalama kararı olduğunu öğrenince kaçan sanığın eylemi neden firar suçu sayılmamıştır?
Bu kararda sanığın eyleminin firar suçu sayılmamasının temel nedeni, sanığın kaçtığı anda hukuken 'gözetim altında' veya 'infaz kurumunda' bulunmamasıdır. TCK m. 292, suçun oluşması için failin 'tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden' kaçmasını şart koşar. Karara konu olayda sanık, denetimli serbestlik müdürlüğüne sadece kaydını yaptırmak için gelmiştir. Bu sırada, hakkında başka bir dosyadan yakalama kararı olduğu tespit edilmiş, ancak yakalama işlemi henüz fiilen gerçekleştirilmemiştir. Sanık, 'yakalama işlemleri gizli bir şekilde yürütülerek 155 polis noktasına haber verilmek üzereyken' kaçmıştır. Yani, sanık henüz yakalanıp kolluk görevlilerinin fiili egemenliği altına alınmamış, dolayısıyla 'gözetim altında' bir kişi statüsünü kazanmamıştır. Bu nedenle, suçun maddi unsuru olan 'gözetim altından kaçma' fiili gerçekleşmediği için, firar suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir.