Bir sanığın eylemi, hem TCK m. 102'deki cinsel saldırı suçunu hem de TCK m. 109'daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturuyorsa, bu durumda hangi içtima kuralı uygulanır ve neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77623

Bu durumda hangi içtima kuralının uygulanacağı, hürriyeti kısıtlamanın, cinsel saldırının işlenmesi için 'zorunlu bir unsur' olup olmadığına göre değişir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre: 1) Hürriyeti Kısıtlama, Suçun Unsuruysa: Eğer kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi, cinsel saldırı suçunun işlenebilmesi için zorunlu olan, kısa süreli ve saldırıyla bütünleşmiş bir hareket ise (örneğin, mağduru o anlık tutmak, hareketini engellemek), bu durum cinsel saldırı suçunun bir unsuru kabul edilir. Bu halde, 'tüketen-tükenen norm' ilişkisi veya 'bileşik suç' (TCK m. 42) benzeri bir mantıkla, fail sadece daha ağır olan cinsel saldırı suçundan cezalandırılır; ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza verilmez (Yargıtay 14. CD, 2018/5499 K.). 2) Bağımsız Bir Suçsa: Eğer hürriyeti kısıtlama, cinsel saldırıyı işlemek için gerekenden daha uzun sürmüşse, saldırı bittikten sonra da devam etmişse veya cinsel saldırıdan bağımsız bir amaç (örn: fidye istemek) taşıyorsa, bu durumda artık iki ayrı ve bağımsız suç vardır. Bu halde 'gerçek içtima' kuralı uygulanır ve fail hem cinsel saldırıdan hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.