Yargıtay, bir sanık hakkında verilen 10 ayrı 4 yıllık hapis cezasını içeren kararın temyiz edilemeyeceğine karar verirken, CMK m. 286/2'yi nasıl yorumlamaktadır? Bu yorum, 'cezaların içtimaı' (toplanması) kurumuyla neden çelişmez?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77620

Yargıtay, CMK m. 286/2'deki 'beş yıl veya daha az hapis cezaları' ifadesini, her bir 'hüküm' için ayrı ayrı değerlendirerek yorumlamaktadır. Ceza muhakemesinde, bir sanık hakkında aynı dosyada birden fazla suçtan yargılama yapılıyorsa, her bir suç için ayrı bir hüküm kurulur. Temyiz kanun yolu, bir bütün olarak dosyaya karşı değil, bu bağımsız 'hükümlere' karşı işletilir. Bu nedenle Yargıtay, her bir suçtan verilen 4 yıllık hapis cezasını ayrı bir hüküm olarak ele alır ve bu cezanın 5 yıllık temyiz sınırının altında kaldığına karar verir. Bu yorum, 'cezaların içtimaı' (TCK m. 52 vd.) kurumuyla çelişmez. Çünkü cezaların içtimaı, infaz aşamasına ilişkin bir kurumdur. Yani, kesinleşen cezaların infaz rejiminde nasıl toplanarak çektirileceğini düzenler. Temyiz kanun yoluna başvuru ise, hükmün kesinleşmesinden önceki bir aşamadır ve infaz hukuku kuralları bu aşamada uygulanmaz. Kısacası, temyiz kanun yolu 'hükmün niteliğine', cezaların içtimaı ise 'infazın şekline' ilişkindir ve bu iki kurum farklı aşamalarda devreye girer.