Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/558 K. sayılı rücu davasına ilişkin kararında, 'müteselsil sorumluluk halinde ödemeyi yapanın diğer sorumlulara yönelmesi durumunda iç ilişkide müteselsil sorumluluk kuralı geçerli olmayıp, talep hakkı her birinin iç ilişkiden doğan sorumluluk miktarları ile sınırlıdır' denilmektedir. Bu ilkenin pratik anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77619

Bu ilkenin pratik anlamı şudur: Alacaklıya karşı tüm borçlular 'hepsi bir, birimiz hepimiz için' mantığıyla sorumlu iken (dış ilişki), borçluların kendi arasındaki rücu ilişkisinde 'herkes kendi payından' sorumludur (iç ilişki). Örneğin, bir iş kazasında asıl işveren ve alt işverenin %50-%50 kusurlu olduğu ve işçiye 100.000 TL tazminat ödendiği bir senaryo düşünelim. İşçi, bu 100.000 TL'nin tamamını sadece asıl işverenden tahsil edebilir (dış ilişki). Ancak, borcun tamamını ödeyen asıl işveren, alt işverene rücu davası açtığında, ondan 100.000 TL isteyemez. Alt işverenden sadece onun iç ilişkideki payına düşen miktarı, yani 50.000 TL'yi talep edebilir. Rücu davasında müteselsillik yoktur. Mahkeme, rücu davasında her bir sorumlunun iç ilişkideki payını (kusur oranına göre) belirler ve davacının, davalıdan sadece bu pay kadarını isteyebileceğine hükmeder.