Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/10424 K. sayılı kararında, inançlı işleme dayalı iddianın ispatı için aranan 'şekle bağlı olmayan yazılı delil'in, tarafların imzalarını içermesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu şartın amacı nedir ve bu kuralın istisnası olabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77616

Tarafların imzalarını içerme şartının temel amacı, ispat gücünü artırmak ve hukuki güvenliği sağlamaktır. İmza, bir belgedeki irade beyanının o kişiye ait olduğunu gösteren en temel unsurdur. İnançlı işlem gibi önemli hukuki sonuçlar doğuran bir iddianın, sadece imzasız bir metne veya tek taraflı bir beyana dayandırılması, sahtecilik ve haksız iddialara kapı aralayabilir. Yargıtay, bu şartla, taşınmazların tapu dışı devrine yol açabilecek bu tür iddiaların ispatını zorlaştırmak ve tapu siciline olan güveni korumak istemektedir. Bu kuralın en önemli istisnası, HMK m. 202'de düzenlenen 'delil başlangıcı'dır. Eğer iddia sahibi, karşı taraftan (inanılandan) sadır olmuş (onun el yazısıyla yazılmış veya paraflanmış, ancak tam imzası olmayan) ve iddiayı kuvvetle muhtemel kılan bir belge (delil başlangıcı) sunabilirse, bu durumda iddiasını tanık dahil her türlü delille ispatlama imkanına kavuşur. Ancak delil başlangıcı yoksa, tanık dinlenemez ve imzasız bir belge tek başına yeterli olmaz.