Bir sanığın, TCK m. 292'ye göre firar ettikten sonra, TCK m. 293'teki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için aranan 'kendiliğinden teslim olma' şartı, mutlak bir iradiliği mi gerektirir? Örneğin, saklandığı yerin polis tarafından çevrildiğini anlayan ve kaçma imkanı kalmadığı için teslim olan sanık bu haktan yararlanabilir mi?
Hayır, yararlanamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, 'kendiliğinden teslim olma' şartı, sanığın özgür iradesiyle, üzerinde herhangi bir yakalanma baskısı veya zorunluluk hissetmeden adli makamlara başvurmasını ifade eder. Sanığın, yakalanacağını anladığı, kaçma imkanının kalmadığı veya polisin operasyonuyla kuşatıldığı bir anda teslim olması, 'kendiliğinden' bir teslim olarak kabul edilmez. Bu durumda, teslim olma iradesi, pişmanlıktan çok, yakalanmanın kaçınılmaz hale gelmesinin bir sonucudur. Etkin pişmanlık kurumunun amacı, samimi bir pişmanlığı ve suçun olumsuz sonuçlarını giderme iradesini ödüllendirmektir. Kaçma imkanı kalmadığı için teslim olmak, bu amaca hizmet etmez. Dolayısıyla, bu durumdaki bir sanık TCK m. 293'teki indirimden yararlanamaz.