Hukukumuzda, müteselsil borçluluğun bulunduğu bir davada, davacı alacaklı borçlulardan sadece birinden borcun tahsilini talep etmişse, mahkeme diğer borçluların payını düşerek mi karar vermelidir?
Hayır, mahkeme diğer borçluların payını düşerek karar vermemelidir. Müteselsil borçluluğun (veya sorumluluğun) temel özelliği, borçluların her birinin alacaklıya karşı borcun 'tamamından' sorumlu olmasıdır (TBK m. 163). Alacaklı, 'taleplerin yarışması' ilkesi gereği, borcun tamamının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Bu, alacaklıya tanınmış bir seçim hakkıdır. Davacı alacaklı bu hakkını kullanarak borcun tamamını sadece bir borçludan talep etmişse, mahkeme bu taleple bağlıdır ve şartları oluşmuşsa, davalının borcun tamamını ödemesine hükmetmelidir. Diğer borçluların varlığı ve onların iç ilişkideki payları, alacaklı ile davalı arasındaki dış ilişkiyi etkilemez. Borcun tamamını ödeyen davalı borçlu, ancak ödemeyi yaptıktan sonra, kendi payını aşan kısım için diğer borçlulara karşı ayrı bir rücu davası açabilir (TBK m. 167). Mahkemenin, davacının talebine rağmen, diğer borçluların payını düşerek karar vermesi, müteselsil borçluluk kurumunun amacına ve kanunun açık hükmüne aykırı olur.