Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/1172 K. sayılı kararında, hizmet tespiti davasında SGK'nın davaya sonradan dahil edilmesi, 'ayrı bir dava açılıp birleştirilmiş gibi' kabul edilmiştir. Bu yorumun ceza muhakemesindeki 'iddianamenin iadesi' ve 'taraf teşkili' kurumlarıyla karşılaştırıldığında temel felsefi farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77597

Temel felsefi fark, 'usul ekonomisi' ile 'savunma hakkı ve hukuki belirlilik' ilkeleri arasındaki dengenin nerede kurulduğudur. Ceza muhakemesinde, 'iddianamenin iadesi' kurumu, davanın en başından, tüm deliller toplanmış ve taraflar (hasımlar) doğru bir şekilde belirlenmiş olarak, eksiksiz açılmasını hedefler. Hukuki belirlilik ve sanığın neyle suçlandığını net bir şekilde bilerek savunma yapması (savunma hakkı) önceliklidir. Eksik hasım, davanın usulden reddi veya iadesi sebebidir. YHGK'nın hizmet tespiti davasındaki yorumunda ise 'usul ekonomisi' ilkesi ağır basmaktadır. Mahkeme, davayı usulden reddedip davacıyı yeni bir dava açma külfetine sokmak yerine, mevcut dava içinde, harcı alınmak suretiyle eksik olan tarafın (SGK) davaya dahil edilmesini, sanki yeni bir dava açılıp birleştirilmiş gibi kabul ederek süreci hızlandırmayı amaçlamaktadır. Bu yorum, özellikle sosyal güvenlik hukuku gibi kamusal niteliği ağır basan ve vatandaşı koruma amacı güden alanlarda, şekli kuralların daha esnek yorumlanması eğilimini yansıtır. Ceza muhakemesi ise, kişi özgürlüğünü doğrudan ilgilendirdiği için şekli kurallara daha sıkı sıkıya bağlıdır.