Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/10424 K. sayılı kararında çoğunluk görüşü, inançlı işlem iddiasına konu tapu iptali davasında ara malikin davaya dahil edilmesini 'şekli mecburi dava arkadaşlığı' olarak yorumlarken, karşı oy bu durumu 'ihtiyari dava arkadaşlığı' olarak nitelemiştir. İki yorum arasındaki temel fark ve pratik sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77585

İki yorum arasındaki temel fark, ara malikin davadaki konumunun 'zorunlu' mu yoksa 'isteğe bağlı' mı olduğudur. Pratik sonuçları ise davanın akıbetini doğrudan etkiler. 1) Çoğunluk Görüşü (Şekli Mecburi Dava Arkadaşlığı): Bu yoruma göre, ara malikin davada taraf olması, hukuki ilişkinin tam olarak aydınlatılması ve doğru bir karar verilebilmesi için 'zorunludur'. Sonuçları: a) Mahkeme, davacının talebi olmasa bile, re'sen taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini gözetir. b) Davacıya, ara maliki davaya dahil etmesi için süre verir. c) Verilen süre içinde ara malik davaya dahil edilmezse, dava 'taraf teşkili sağlanamadığı' için usulden reddedilir. 2) Karşı Oy (İhtiyari Dava Arkadaşlığı): Bu yoruma göre, ara malikin davada taraf olması zorunlu değildir, sadece davacının isteğine bağlıdır. Sonuçları: a) Mahkeme, re'sen ara malikin davaya dahil edilmesi için bir işlem yapamaz; bu 'taraflarca getirilme ilkesi'ne aykırı olur. b) Davacı istemedikçe, ara malik davanın tarafı olmaz. c) Dava, mevcut taraflar arasında esastan görülür ve karara bağlanır. Sonuç olarak, çoğunluk görüşü davayı usulden bozdururken, karşı oy davanın esastan incelenmesi gerektiğini savunmaktadır.