TBK m. 62, müteselsil sorumluların iç ilişkisinde payların 'her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı' ve 'yarattıkları tehlikenin yoğunluğu'na göre belirleneceğini söyler. Bu iki kriterin bir arada olduğu bir olayda (örneğin, kusurlu bir sürücünün tehlikeli madde taşıyan bir kamyonla kaza yapması) mahkeme payları nasıl belirleyebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77583

Bu durumda mahkeme, her iki kriteri de bir bütün olarak ve hakkaniyete uygun şekilde değerlendirerek bir paylaştırma yapacaktır. Tek bir formül olmamakla birlikte, mahkemenin izleyeceği yol şu şekilde olabilir: 1) Temel Oranın Belirlenmesi: Mahkeme öncelikle her bir sorumlunun 'kusur oranını' belirler. Örneğin, sürücünün %60, diğer tarafın %40 kusurlu olduğunu tespit edebilir. Bu, paylaştırma için temel bir başlangıç noktasıdır. 2) Tehlike Unsurunun Ayarlayıcı Rolü: Mahkeme, bu kusur oranını belirledikten sonra, 'yaratılan tehlikenin yoğunluğu' kriterini bir ayarlama faktörü olarak kullanabilir. Sürücü daha az kusurlu olsa bile, tehlikeli madde taşıması nedeniyle yarattığı riskin çok daha yüksek olması, onun iç ilişkideki sorumluluk payını artırabilir. Örneğin, sürücü %40 kusurlu, diğer taraf %60 kusurlu olsa dahi, mahkeme tehlike sorumluluğunun ağırlığı nedeniyle payları %50-%50 olarak belirleyebilir veya kusurlu sürücünün payını %40'tan %50'ye çıkarabilir. 3) Somut Olayın Değerlendirilmesi: Nihai karar, somut olayın tüm özelliklerine bağlıdır. Mahkeme, 'bütün durum ve koşulları' göz önünde tutarak, hangi kriterin daha ağır bastığına karar verecek ve adil bir sonuca ulaşmaya çalışacaktır. Kusur ve tehlike unsurları birbirini dışlamaz, birlikte değerlendirilir.