Nitelikli cinsel saldırı suçunda (TCK m. 102/2), fiilin 'vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle' işlenmesi gerekir. Yargıtay uygulamasına göre, bu eylemin kısmen gerçekleşmesi (örneğin, tam bir birleşme olmadan penisin kısmen vajinaya girmesi) suçu teşebbüs aşamasında mı bırakır, yoksa tamamlanmış suç mu sayılır?
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu eylemin kısmen gerçekleşmesi dahi suçun 'tamamlanmış' sayılması için yeterlidir. TCK m. 102/2'deki 'vücuda organ veya sair bir cisim sokulması' ifadesi, tam bir cinsel birleşmeyi şart koşmamaktadır. Vücut bütünlüğünü bu şekilde ihlal eden en küçük bir 'sokma' veya 'girme' eylemi dahi, suçun maddi unsurunun gerçekleşmesi için yeterli kabul edilir. Suçun teşebbüs aşamasında kalması için, failin icra hareketlerine başlamasına rağmen, elinde olmayan nedenlerle 'hiçbir şekilde' sokma eylemini gerçekleştirememiş olması gerekir. Örneğin, failin soyunması ancak mağdurun direnciyle cinsel organını yaklaştıramaması teşebbüstür. Ancak, cinsel organın vajinaya, anüse veya ağıza en küçük bir teması ve girme hareketi dahi suçu tamamlanmış hale getirir.