Bir kamu görevlisinin, görevi sırasında karşılaştığı direnişi kırmak amacıyla kullandığı gücün kasten yaralama suçunun ağır neticelerine (TCK m. 87) neden olması halinde, TCK m. 256/1 ve TCK m. 256/4 birlikte nasıl uygulanır? Bu durum bir 'bileşik suç' (TCK m. 42) mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77559

Bu durum bir bileşik suç değildir. TCK m. 256/4, bu durumu özel bir 'gerçek içtima' kuralı olarak düzenlemiştir. TCK m. 256/1, zor kullanma yetkisinin aşılması halinde 'kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını' belirtir. Bu, basit yaralama hallerini kapsar ve bu fiiller zor kullanma suçunun içinde erir. Ancak, TCK m. 256/4'e göre, eğer bu zor kullanma, kasten yaralamanın ağır neticelerine (TCK m. 87'deki haller) veya kasten öldürme suçuna yol açmışsa, fail hem zor kullanma yetkisinin sınırını aşma suçundan (TCK m. 256) hem de ortaya çıkan bu ağır neticeli suçtan (örn: nitelikli kasten yaralama) 'ayrıca' cezalandırılır. Bu, kanunun özel bir içtima hükmü getirdiğini gösterir. Fail, her iki suçtan da ayrı ayrı ceza alır. Bu, bileşik suç (TCK m. 42) değildir, çünkü bileşik suçta fiillerden biri diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olduğu için tek bir ceza verilir.