TCK m. 205'te düzenlenen suçta, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 'hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemeye yönelik olmadığı' ve 'yenisinin düzenlenebileceği' şeklindeki yorumu, suçun hangi unsuru üzerinde bir daraltma yapmaktadır? Bu yorum, suçun bir 'zarar suçu' olarak mı yoksa 'tehlike suçu' olarak mı yapılandırıldığına ilişkin tartışmayı nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77558

Yargıtay'ın bu yorumu, suçun 'hukuki konusu' ve 'netice' unsuru üzerinde bir daraltma yapmaktadır. TCK m. 205, lafzı itibarıyla bir 'soyut tehlike suçu' olarak yapılandırılmıştır; yani resmi bir belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesi eyleminin kendisi, kamu güvenini tehlikeye attığı için cezalandırılır, ayrıca somut bir zararın veya hak kaybının doğması aranmaz. Yargıtay'ın yorumu ise, suça 'hak sahibinin belgeden yararlanmasının engellenmesi' şeklinde bir 'netice' unsuru eklemekte ve suçu bir nevi 'somut tehlike' veya 'zarar' suçuna dönüştürmektedir. 'Yenisinin düzenlenebilir olması' argümanı da bu neticenin gerçekleşmediği varsayımına dayanır. Bu durum, kanunilik ilkesine aykırı olarak suçun unsurlarını genişleten ve kanun koyucunun iradesini aşan bir yorum olarak eleştirilmektedir, çünkü kanun metni böyle bir netice aramamaktadır.