Zor kullanma yetkisine sahip bir kamu görevlisinin, görevini yaparken karşılaştığı direnişi kırmak amacıyla kullandığı gücün 'ölçülü' olup olmadığı nasıl belirlenir? PVSK m. 16 bu konuda ne gibi ilkeler getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77551

Kullanılan gücün 'ölçülü' olup olmadığı, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun (PVSK) 16. maddesinde belirtilen ilkelere göre belirlenir. Bu ilkeler şunlardır: 1) Kademelilik: Polis, zor kullanırken kademeli olarak artan bir nispette güç kullanmalıdır. Bu sıralama; bedeni kuvvet, maddi güç (kelepçe, cop, biber gazı vb.) ve son çare olarak silahtır. Doğrudan en ağır güce başvurulamaz. 2) Orantılılık: Kullanılacak zorun derecesi, 'direnmenin mahiyetine ve derecesine' uygun olmalı ve 'bu direnişi kıracak ölçüde' olmalıdır. Yani, pasif bir direniş gösteren kişiye karşı, aktif ve saldırgan bir direniş gösteren kişiye uygulanacak güçten daha azı kullanılmalıdır. 3) Zorunluluk: Zor kullanma, direnişi kırmak için son çare olmalıdır. PVSK, zor kullanmadan önce 'ihtar' yapılmasını kural olarak benimsemiştir. Ancak, direnmenin mahiyeti ve derecesi ihtar yapmaya imkan vermiyorsa, ihtarsız da zor kullanılabilir. Bu ilkelerin tümü, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir ve polisin takdir yetkisi, bu ilkelerle sınırlıdır.