Bir sanığın, uyuşturucu madde ile yakalandıktan sonra gözaltında iken kaçması durumunda, hakkında tutuklama kararı olmamasına rağmen bu eylem TCK m. 292'deki firar suçunu oluşturur mu? Yargıtay'ın çelişkili gibi görünen kararlarını açıklayınız.
Bu konuda Yargıtay'ın farklı dairelerinin çelişkili gibi görünen kararları mevcuttur. TCK m. 292'nin lafzı, failin 'tutuklu veya hükümlü' olmasını gerektirir. Gözaltındaki kişi, hakkında bir tutuklama kararı verilmedikçe bu sıfatları taşımaz. Bu lafzi yoruma dayanan Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1100 K. sayılı kararı, hakkında tutuklama kararı olmayan ve sadece gözaltında bulunan sanığın kaçmasının firar suçunu oluşturmayacağına hükmetmiştir. Ancak aynı Daire, bir başka kararında (2016/4578 K.), 'savunmasının tespiti amacıyla hakkında yakalama kararı olan' sanığın gözaltında iken kaçmasını, TCK m. 292/1'deki 'gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçma' ibaresini geniş yorumlayarak firar suçu olarak kabul etmiştir. Bu ikinci yorum, TCK m. 292'nin başlığındaki ve metnindeki 'tutuklu veya hükümlü' olma şartını göz ardı ettiği için eleştirilmektedir. Ancak Yargıtay'ın, yakalama müzekkeresine dayalı bir gözaltından kaçmayı, basit bir gözaltından kaçmaktan farklı değerlendirme eğiliminde olduğu söylenebilir.