Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.10.2013 tarihli kararına göre, CMK m.266/1'deki 'Cumhuriyet savcısının sanık lehine yaptığı başvurudan onun rızası olmadan vazgeçemeyeceği' kuralı, neden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazına kıyas yoluyla uygulanamaz?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na göre bu kuralın kıyasen uygulanamamasının temel nedeni, olağan ve olağanüstü kanun yolları arasındaki nitelik farkıdır. CGK'nın argümanları şunlardır: 1) Başvuru Hakkı Farklılığı: Temyiz, sanığın da doğrudan başvurabileceği olağan bir kanun yoludur. Savcının temyizine güvenerek kendisi temyiz etmeyen sanığın, savcının keyfi olarak vazgeçmesiyle hak kaybına uğraması engellenmek istenmiştir. Oysa Başsavcı itirazı (CMK m.308) olağanüstü bir kanun yoludur ve bu yola sanığın veya diğer tarafların doğrudan başvurma hakkı yoktur. Yetki münhasıran Başsavcıya aittir. 2) Beklenti ve Güven: Sanığın, savcının temyizine meşru bir güveni varken, sadece Başsavcının takdirine bağlı olan bir olağanüstü yola karşı böyle bir hukuki güvencesi ve beklentisi yoktur. 3) İstisnanın Genişletilememesi: CMK m.266/1'deki bu kural, olağan kanun yolu için getirilmiş istisnai bir düzenlemedir. İstisnaların dar yorumlanması ilkesi gereği, kanun koyucunun amacı dışına çıkılarak bu kuralın olağanüstü bir kanun yoluna genişletilmesi mümkün değildir. Nitekim 1956 tarihli bir İçtihadı Birleştirme Kararı da bu yöndedir.