Cinsel saldırı suçunun işlenmesi sırasında kullanılan cebir, her durumda ayrıca kasten yaralama suçundan cezalandırmayı gerektirir mi? TCK m. 102/4'ün uygulanma şartları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #77504

Hayır, her durumda ayrıca cezalandırmayı gerektirmez. Cinsel saldırı suçu, doğası gereği mağdurun direncini kırmaya yönelik belirli bir ölçüde cebir veya tehdit içerebilir. Suçun işlenmesi için zorunlu olan ve saldırıyla bütünleşen bu düzeydeki cebir, suçun bir unsuru sayılır ve ayrıca kasten yaralama suçundan ceza verilmez. Ancak, TCK m. 102/4'e göre, eğer cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddet, 'kasten yaralama suçunun ağır neticelerine' neden olursa, bu durumda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler de uygulanır. Kasten yaralamanın ağır neticeleri, TCK m. 87'de sayılan durumlardır (örneğin, duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum, kemik kırığı vb.). Yani, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikteki yaralanmalar için ayrıca ceza verilmezken, TCK m. 87 kapsamındaki nitelikli yaralanma halleri oluşursa, fail hem cinsel saldırıdan hem de nitelikli kasten yaralamadan (gerçek içtima kuralları gereği) ayrı ayrı cezalandırılır.