18 yaşından küçük ancak mahkeme kararıyla veya evlenme ile ergin kılınmış bir kişiye karşı işlenen cinsel saldırı eylemi TCK m. 102 (Cinsel Saldırı) kapsamında mı, yoksa TCK m. 103 (Çocuğun Cinsel İstismarı) kapsamında mı değerlendirilir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadı nedir?
Bu eylem, TCK m. 103 (Çocuğun Cinsel İstismarı) kapsamında değerlendirilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, ceza hukukunun uygulanmasında 'çocuk' kavramı özel bir anlama sahiptir. TCK m. 6/1-b, 'çocuk' deyiminden 'henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi' anlamamız gerektiğini belirtir. Benzer şekilde, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 3/1-a, 'daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi' çocuk olarak tanımlar. Bu özel düzenlemeler karşısında, Medeni Kanun uyarınca evlenme veya mahkeme kararıyla ergin kılınma, kişinin ceza hukuku anlamındaki 'çocuk' sıfatını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla, fiil tarihinde 18 yaşını doldurmamış bir mağdura karşı işlenen cinsel fiiller, mağdur medeni hukuk anlamında ergin olsa dahi, TCK m. 102'ye göre cinsel saldırı değil, TCK m. 103'e göre çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturur. (Yargıtay 14. CD, 2016/993 E. sayılı kararı)