Müteselsil sorumluluğun bulunduğu bir iş kazası tazminat davasında, davacı işçi sadece bir sorumluya (örneğin asıl işverene) dava açıp, diğer kusurlu olanları (örneğin alt işveren) dava etmemişse, mahkeme tazminatı hesaplarken sadece davalı işverenin kusur oranını mı dikkate almalıdır? YHGK 2019/253 K. sayılı kararı bu konuda ne demektedir?
Hayır, mahkeme sadece davalının kusur oranını dikkate almamalıdır. YHGK'nın 2019/253 K. sayılı kararında ve yerleşik içtihatta belirtildiği üzere, müteselsil sorumlulukta temel ilke, zarar görenin korunmasıdır. Davacı, zararının tamamını müteselsil sorumlulardan dilediği birinden veya hepsinden talep edebilir. Zarar verenlerin kendi aralarındaki kusur oranları, sadece onların iç ilişkisini (rücu ilişkisini) ilgilendirir, zarar görenin alacak hakkını etkilemez. Bu nedenle, davacı sadece bir sorumluya dava açmış olsa dahi, mahkeme zararın tamamını hesaplamalı (davacının müterafik kusuru varsa indirdikten sonra) ve davalının bu zararın tamamından sorumlu olduğuna hükmetmelidir. Davalı, ödediği tazminatın kendi kusur oranını aşan kısmı için, dava dışı bırakılan diğer sorumlulara karşı rücu davası açma hakkına sahiptir. Mahkemenin, tazminatı davalının kusur oranına bölerek hüküm kurması, müteselsil sorumluluk ilkesine (TBK m. 61) aykırı olur ve bozma nedenidir. (Ayrıca bkz. Y21.HD 2018/5939 K.)