Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, TCK m. 220/6'da düzenlenen 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme' suçunda ne gibi yapısal sorunlar tespit etmiştir? (AYM, Hamit Yakut kararı; İHAM, Işıkırık/Türkiye kararı)
Her iki yüksek mahkeme de TCK m. 220/6'nın ciddi yapısal sorunlar içerdiğini ve temel hakları ihlal ettiğini belirtmiştir. Temel sorunlar şunlardır: 1) Hukuki Öngörülebilirlik Eksikliği: 'Örgüt adına suç işleme' ifadesinin kanunda tanımının yapılmamış olması ve Yargıtay tarafından çok geniş yorumlanması (örneğin, örgütün genel çağrısına uyarak gösteriye katılmak) nedeniyle, kişilerin hangi eylemlerinin bu suçu oluşturacağını öngörmesi imkansızdır. Bu durum, 'suçların ve cezaların kanuniliği' ilkesini ihlal etmektedir. 2) Orantısızlık: Bu madde uyarınca, örgütle hiyerarşik bağı olmayan, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk göstermeyen tek bir eylemle (örneğin, yasadışı bir gösteriye katılma) kişi, örgüt üyeliği gibi çok ağır bir suçtan cezalandırılmaktadır. AYM'nin Hamit Yakut kararında belirttiği gibi, 6 ay hapis cezası gerektiren bir eylem nedeniyle kişinin ayrıca 3 yıl 9 ay hapis cezası alması 'ciddi şekilde orantısız'dır. 3) Caydırıcı Etki (Chilling Effect): Hükmün belirsizliği ve ağır yaptırımı, kişileri anayasal hakları olan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını (Anayasa m. 34, İHAS m. 11) kullanmaktan caydırmaktadır. Barışçıl bir protestocu ile terör örgütü üyesi arasında fark kalmamaktadır. Bu nedenlerle AYM, 'pilot karar' usulüyle sorunun çözümü için yasama organına (TBMM) bildirimde bulunmuştur.